Custom Search
Foto Markete Git

Solunum Sistemi

Bu konuda;

  • Solunum sistemini oluşturan yapı ve organları,
  • Akciğerlerin yapısını,
  • Alveol - kılcal damar arasındaki gaz alış-verişini,
  • Soluk alıp verme mekanizmasını,
  • Teknolojik gelişmelerin solunum sistemi sağlığına olumlu-olumsuz etkilerini,
  • Solunum sisteminin sağlığının korunmasını

öğreneceksiniz.


Solunum; bütün canlıların ortak özelliklerindendir. Tüm canlılar solunum yapar. Solunumun amacı yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesi için gerekli olan enerjiyi sağlamaktır. Bu enerji, yediğimiz besinlerin hücrelerde oksijenle yanması sonucu oluşur. Biliyorsunuz ki yanma olayı oksijen olmadan gerçekleşmez ve yanma sonucu da karbondioksit denilen gaz oluşur.

İnsanlar hücrelerinde besinlerin yakılması için gerekli oksijeni nasıl alır? Besinler yakıldıktan sonra oluşan karbondioksiti nasıl dışarı atar?

Vücudumuzda bunları gerçekleştiren sistem solunum sistemimizdir. Kısacası soluk alıp-verme olayında görevli olan bu yapı ve organların hepsine birden solunum sistemi deriz.

Solunum sisteminin görevi; vücut hücreleri için gerekli olan oksijeni havadan alıp, hücrelerimizde oluşan karbon dioksiti ise vücudumuzdan uzaklaştırmaktır.

Solunum sistemimizi oluşturan organ ve yapılar şunlardır;

Burun

 

Yutak
Gırtlak
Soluk Borusu
Bronş ve Bronşçuklar
Akciğerler-
Alveoller (Hava Kesesi)
Diyafram Kası
Alveollerin görünüşü Alveollerin Yapısı

Dolaşım sisteminde kanın temizlenmek için akciğere getirildiğini öğrenmiştik.

Şimdi de teker teker solunum sistemini oluşturan organların görevlerine bakalım.

Burun: Solunum sisteminin başlangıç kısmıdır. Görevleri:

  • Havanın kokusunu algılama
  • Kuru havanın nemlendirilmesini sağlama (burun içerisindeki mukus tabakası sayesinde)
  • Serin havanın vücut sıcaklığına getirilmesini sağlama (burun içerisindeki kılcal damarlar sayesinde)
  • Havadaki toz, polen ve mikropların tutulmasını sağlama (burun kılları ve mukus tabakası sayesinde)

Yutak: Burun ve ağız boşluğuyla yemek ve soluk borusunun birleştiği kısımdır. Yutağın yapısında hareketli bir kapakçık vardır. Solunan havanın soluk borusuna, yiyeceklerin yemek borusuna geçmesini sağlar. Burada bulunan bademcikler (lenf düğümü) havayı mikroplardan temizler.

Gırtlak: Soluk borusunun başlangıcında bulunan kıkırdak bir yapıdır. Yutaktan gelen havayı soluk borusuna iletir. Ses oluşumunu sağlayan ses telleri burada bulunur.

Soluk Borusu: Havanın gırtlaktan akciğerlere taşınmasını sağlar. İnce uzun ve boru şeklinde olan bir yapıdadır. İç yüzeyi mukusla kaplı kıkırdak bir yapısı vardır. Kıkırdak halkaların üst üste dizilmesinden oluşmuştur. Mukus sayesinde havanın temizlenmesini sağlar. Tutulan yabancı maddeler mukus salgısı sayesinde balgam şeklinde dışarı atılır.

Bronş ve Bronşçuklar: Bronşlar soluk borusunun sağ ve sol akciğerlere bağlanmasını sağlayan yapıdır. Bronşlar akciğerlerin içinde ağaç kökleri şeklinde dallanarak bronşçuk denen yapılara ayrılır. Her bir bronşçuk ise alveol (hava kesesi) denilen yapılarla sonlanır.

Alveoller: Bronşların uç noktasıdır. Çevresi çok sayıda kılcal damarlar ile çevrilidir. Kan ile gaz (oksijen ve karbondioksit) alış-verişi burada gerçekleşir. Yapısı çok ince zar şeklindedir.

Alveolleri açabilme fırsatımız olsaydı yaklaşık 150 m2 genişliğinde bir yüzeyi (geniş bir ev kadar) kaplayabilirdi.

Akciğerler: Göğüs boşluğunda, biri sağda diğeri solda olmak üzere bir çift akciğerimiz bulunur. Sol akciğerimiz kalbimizin solda olması sebebiyle sağ akciğere oranla daha küçüktür. Pembe renkli ve süngerimsi yapıda olan akciğerlerimizi göğüs kafesimiz korur. Akciğerlerin yapısında alveoller bulunur.

Diyafram: Göğüs boşluğunun alt, karın boşluğunun üst kısmında bulunan soluk alıp vermede görevli  yapılardan birisidir. Diyafram kaslardan oluşan geniş yüzeyli bir yapıdır. Göğüs boşluğunun karın boşluğuna doğru genişlemesini sağlar. Böylece havanın akciğerlere dolması sağlanır. Karın boşluğundan göğüs boşluğuna doğru hareketi (gevşeme) ise akciğerlerden dışarı doğru hava atılmasını sağlar.

Solunum ve Kanın Temizlenmesi

Küçük kan dolaşımında akciğer atardamarı ile akciğerlere getirilen oksijence fakir kan, burada karbon dioksitleri hava keselerine bırakır ve hava keselerinden de oksijeni alarak vücuda dağılmak üzere akciğer toplardamarı ile tekrar kalbe gider.

Soluk Alıp - Verme

Akciğerler düzenli olarak büyüyüp küçülerek dış ortamla hava alış-verişini sağlar. Bu olaya soluk alış verişi denir. Sağlık bir insan dakikada ortalama 15-20 defa soluk alıp-verir. Soluk alış-verişi küçük dolaşımın gerçekleşmesiyle ilişkili olarak görev yapar. Soluk alışı sırasında havadaki oksijen alveollere, alveollerdeki oksijen kana, kandaki karbon dioksit alveollere geçer. Temizlenen kan kalbe, alveollere bırakılan karbon dioksit ise soluk verirken dışarıya atılır. Soluk alma-verme olayında; diyafram, kaburga kemikleri ve kaburga kemikleri arasındaki kaslar rol oynar.

Soluk Alma
Dış ortamdaki havanın vücuda alınarak akciğerlere iletilmesidir. Soluk alma sırasında, kandaki karbon dioksit miktarı azalır, oksijen miktarı artar. Soluk alırken aşağıdaki olaylar gerçekleşir:

  • Kaburgalar arası kaslar ve diyafram kası kasılır.
  • Göğüs boşluğunun hacmi genişler.
  • Akciğer genişler ve iç basıncı düşer.
  • Oksijence zengin hava akciğerlere dolar.
  • Oksijen kana, karbon dioksit alveollere (hava keselerine) geçer.

Soluk Alma

Soluk Verme
Akciğerdeki havanın vücut dışına itilmesi olayıdır. Vücuttaki kirlenmiş hava atılır. Karbon dioksit ile birlikte yanma sonucu oluşan su buharı da dışarı atılır. Soluk verirken aşağıdaki olaylar gerçekleşir:

  • Kaburgalar arası kaslar ve diyafram gevşer.
  • Göğüs boşluğunun hacmi azalır.
  • Akciğerler küçülür ve iç basın artar.
  • Alveollerden karbon dioksitçe zengin hava dışarı atılır.

Soluk Verme

Her bir akciğerde solunum yüzeyini artıracak şekilde dizilmiş alveollerin sayısı yaklaşık 300.000.000 (300 milyon)'dur.

Soluk alıp verme ve solunum sistemiyle ilgili bir video izleyelim:

Solunum Sisteminin Sağlığı

Hava kirliliği, sigara, alkol kullanımı ve bazı kimyasal maddeler solunum organlarımızı olumsuz olarak etkiler.

Ülkemizde her yıl 4000 civarında karı-kocadan biri pasif sigara dumanı ile eşinin ölümüne neden olmaktadır.

Ülkemizde her yıl iş yerlerinde çalışanlar pasif sigara dumanı ile 4500 civarında mesai arkadaşının ölümüne sebep olmaktadır.

Solunum sisteminin yapı ve çalışmasına zarar veren faktörlere örnek olarak şunları söyleyebiliriz:

  • Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerlerde yaşama
  • Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerin kullanılması
  • Nezle ve grip gibi solunum yolları hastalıklarına yakalanma
  • Burnun karıştırılması, burun kıllarının koparılması
  • Keskin kokulu olan maddelerin koklanması
  • Kimyasal maddelerin solunum yolu organları ile teması

Solunum yolu hastalıklarından bazıları; bronşit, zatürre, verem (tüberküloz), astım, gırtlak kanseri, akciğer kanseri, grip, nezle, sinüzit gibi hastalıklardır. Günümüzde bu tür hastalıklar erken teşhis ve yeni teknolojik gelişmeler sayesinde tedavi edilebilmektedirler.

Çeşitli antibiyotikler, ilaçlar ve aşılar, astım tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ile bronş ve bronşçukların iç yapısını incelemede kullanılan bronkoskop denilen alet bu teknolojik gelişmelerden bazılarıdır.

Teknolojik gelişmeler bu hastalıkların giderilmesinde ne kadar etkili ise de bazen solunum sistemi sağlığımızı tehdit etmektedir. Sanayileşme, egzoz gazları, çeşitli boyalar, vernikler ve inşaat ve otomobil sanayisinde yaygın olarak kullanılan asbest soluduğumuz havanın kirlenmesine sebep olmaktadır. Oluşan bu hava kirliliği ise solunum yolu rahatsızlıklarına yakalanmamızı kolaylaştırmaktadır.

Solunum sistemimizin sağlığı için; sigaradan ve sigara içilen ortamlardan uzak durmalıyız, soluduğumuz havanın temiz olmasına, kışları üşütmemeye, içeriğini bilmediğimiz maddeleri koklamamaya dikkat etmeliyiz.

Sigaradaki Zararlı Maddeler
Sigarada metan (bataklık gazı) gazından metanole (roket yakıtı), amnoksiadan (tuvalet temizleyicisi) fare zehirine kadar yaklaşık 4000 adet zehirli-zararlı madde olduğunu biliyor muydunuz?

Aldığımız nefesin daha sağlıklı olması için burnumuzdan nefes almalıyız.

Burnumuzdan nefes alırken yabancı maddeler burun içerisindeki kıllar ve mukus tabakası tarafından tutulur ve hava nemlendirilerek ısıtılmış olur.

Verem gibi bulaşıcı hastalıklara karşı önceden aşı yaptırmalı, hapşırırken ve öksürürken mendil kullanmalıyız. Düzenli spor yapmalı ve dengeli beslenmeliyiz.

Yorumlar

abi teşekkürler vallaha performansıma çok işe yaradı ve birde o sigaranın içinde olan maddeleri yazdıgınızda iyi oldu komşulara söyledim ALLAH RAZI OLSUN CÜMLEMİZDEN!

Yeni yorum ekle

Twitter

Son yorumlar