Kral Minos'un Labirenti

Çıkışı kolaylıkla bulunamayacak kadar karışık yollara ve koridorlara sahip olan yapılara günümüzde labirent adını veriyoruz. Labirent sözcüğü oldukça eski bir sözcüktür oysa. Binyıllardır bilinir. Labirent benzeri ilk yapılar, Eski Mısır'da kral mezarlarına yapılırdı. Yeraltına oyulan karmaşık yollar, kralın mezar odasına girmek isteyen hırsızların kaybolmasını sağlamak içindi. Yunan mitolojisinde yer alan labirentse, yer üstündeydi.

Söylenceye göre Girit kralı Minos'un büyük oğlu, Atina kentine yaptığı bir ziyaret sırasında ölmüştü. Kral Minos buna çok kızdı ve Atina'yı işgal etti; öç almak istiyordu. Atina kralı Aegeus teslim oldu ve kenti yıkılmaktan kurtarmak için kral Minos'un koşullarını kabul etmek zorunda kaldı. Buna göre her dokuz yılda bir, Atinalı yedi erkek ve yedi kız çocuk Girite gönderilecekti. Bu çocukları kötü bir son bekliyordu: Labirente girecekler ve Minotor'a yem olacaklardı.

Minotor korkunç bir yaratıktı; bir canavardı. Görünüşü yan insan yan boğaydı. Kral Minos bu yaratığı ünlü mimar Dedalus'a yaptırdığı labirentte tutuyordu. Dedalus bu labirenti yaparken bütün ustalığını kullanmıştı. İçinden kaçmak neredeyse olanaksız olan bir yapıydı bu, içindeki yollar kıvrılıp bükülüyor, sonsuza gidiyor izlenimi veriyordu. Uzun dehlizler ve çıkmaz yollarla dolu olan bu yapıya girenler yollannı yitirirlerdi. Labirentin tam ortasındaysa korkunç Minotor vardı.

Atina kralı Aegus'un oğlu Theseus bu durumdan rahatsızdı. Girit'e gidecek Atinalı çocukların arasına o da katıldı. Canavarı öldürüp çocukları kurtarmayı düşünüyordu. Girit'e gidecek gemi bir yas belirtisi olarak siyah yelkenlerle donanmış halde yola çıktı. Eger Theseus canavarı öldürmeyi başarırsa dönüşte sevinç göstergesi olarak ak yelken açacaktı. Gemi Girite vardı, yolculuk sona erdi; ama bu, on dört gencin öleceği anlamına geliyordu.

Kurbanlık gençler saygın konuklar gibi ağırlandılar ilk başta. Onlar adına bir şölen düzenlendi. Herkes acıyordu bu şansız gençlere, ama bir de aşk doğmuştu bu şölen sırasında. Kral Minos'un kızı Ariadne, Theseus'u görür görmez âşık olmuştu. Onunla konuştu, anlaştı. O karmakarışık labirentin içinde yolunu bulması için yardım edecekti Theseus'a; ama bir koşulu vardı: Theseus, Minotor'u öldürebilirse kendisiyle evlenecekti.

Theseus labirente girmeden bir yün yumağı verdi genç kız ona. Yumağın bir ucundan kendisi tuttu. Theseus labirentin içinde yumağı çöze çöze ilerliyordu. Bu yumak sayesinde geçtikleri yerleri işaretliyorlar ve aynı yerden iki kere geçmiyorlardı. Sonuçta kahramanımız labirentin merkezine ulaştı ve Minotor'u öldürmeyi başardı. Dönüşte yapması gereken tek şey ipleri izlemek oldu, bu ipler onu giriş kapısına götürdü. Atinalı gençler gemilerine binip gizlice kaçtılar Giritten.

İçinde gençlerin olduğu geminin Atina'ya yaklaştığı haberini kral Aegus'a haber vermişlerdi. Oğlunun yolunu gözleyen kral sabırsızlıkla limana koştu. Ne var ki Theseus onca telaş ve kargaşa arasında gemisinin kara yelkenlerini ak yelkenlerle değiştirmeyi unutmuştu. Kıyıya varan kral, kara yelkenleri görünce oğlunun da Minotor'a yem olduğunu sanarak, duyduğu üzüntüyle kendini denize attı. O günden beri bu den'ız, kral Aegus'un adıyla anılır Ege Denizi.

Theseus Giritten kaçmadan önce labirentteki canavar Minotor'u öldürüp bir söylenceye son vermişti ama bu sırada bir yenisi doğuyordu. Kral Minos, mimar Dedalus ve oğlu Ikarus'u, Atinalıların kaçmasına yardım ettikleri düşüncesiyle labirente kapatmıştı. O çağın en parlak mucidi olan Dedalus, işlek zekasıyla bu labirentten kaçmanın bir yolunu buldu. Kuş tüylerinden yaptığı kanatlan sırtına bağladı, bir çift kanadı da oğlu Ikarus'a verdi. Uçarak kaçacaklardı bu labirentten. "Sakın Güneş'e fazla yakın uçayım deme" diye uyardı oğlunu. "Güneş kanatlardaki balmumunu eritir, düşersin. Sakın denize çok yakın olma, düşer boğulursun. Hayatta her zaman en iyisi orta yolu tutmaktır."

Bu sözleri oğluna söyledikten sonra havalandılar. Ikarus önceleri gökte babasının yolunu izliyordu. Bir süre sonra babasının sözlerini unuttu ve yükselmeye başladı. Dedalus'un korktuğu olmuştu, Ikarus'un kanatlarındaki balmumu eridi ve kanatlar çözüldü. Ikarus, babasının yaşlı gözleri önünde düştü. Bilgin Dedalus kurtulmayı başardı; yaptığı labirentse çeşitli söylencelere konu oldu, ölümsüzleşti.
Kaynak: Bilim-Çocuk

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
GÜVENLİK
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

GezdeAl.com - Gezmeden Almam Diyenlerin Sitesi